İçe Dönük Olmanın Avantajları


Topluma ayak uydurmak, çoğunluğun kabul ettiği kişilik biçimlerine uyumlu hareket etmek doğru seçenekmiş gibi görünse de bazen oldukça farklı bir yönde olduğumuzu kabul etmenin avantajları vardır.


"Kim olduğumu artık biliyorum ve bunca yıldan sonra içedönük tarafıma sahip çıkıyorum." diyebildiğimizde bunun getireceği avantajlardan yararlanmaya başlıyoruz.

Belki de bizler içe yönelmeyi, zihnimizde dönüp duran şeyleri anlamlandırmayı, duyguları süzgeçten geçirmeyi, içinde bulunduğu psikolojik mekanizmayı analiz etmeyi seven bir kümeye aitiz.

Bu içe yönelmişler kümesi beraberinde tuhaf özelliklerle donatılmamıza neden oldu.


Bir başınalıktan keyif almak, son anda iptal edilen randevuları sorun etmemek, arkadaş grubunun dışında kaldığımızda bundan gocunmamak gibi şeyler...

Bu kişi içedönük haliyle mutlu yaşıyor.

Yalnız yürüyüşlerden keyif alıyor.

Akşam banyolarını seviyor.

Yağmurlu bir günde kitap okuyup kahve içmekten daha fazla hoşnut oluyor.

Mutlu olmak için bir insana ihtiyaç duymuyor.


İnsanlar genellikle bizi kendilerince eğlenceli dedikleri başka şeyler yapmaya ikna etmeye çalışabilirler.

Alışverişe, konsere ya da partiye gitmek gibi...

En nihayetinde bunlar kimilerine göre güzel aktiviteler olsa da bizim için ideal olan şeylerin yanında sönük kalıyor.

Gerçek şu ki biz kendimizi, geceleyin sessiz bir ortamda muhtemelen kanepeye uzanarak hayatta olmanın ne demek olduğunu, varoluşumuzun sonlu olmasının şuana etkisini sorgularken bulabiliyoruz.

Bunu varoluşsal bir bulantının etkisinde yapmıyoruz.

Aksine bundan keyif alıyoruz.

Korkak veya kayıtsız kalarak değil meraklı ve dikkatlice ileride bizi nelerin bekleyeceğini düşünüyoruz.

Tüm bunlara rağmen elbette bir miktar kendimizi hiçbir zaman tam olarak tanıyamayacak olmanın hüznünü yaşıyoruz.

23 görüntüleme0 yorum